Gündem

Kısıtlamada camiye sığındılar

Kısıtlamada camiye sığındılar

Korona virüs ihtiyatları kapsamında Ramazan Bayramı süresince uygulanan 4 günlük caddeye çıkma kısıtlamasında caddeler konutsuzlara kaldı. Başlarını sokacak bir konutu olmayan konutsuzlar gününü ya cami avlularında ya da görünmeyecekleri yerde geçiriyor. O konutsuzlardan Serhat Soyak ile Sercan Sarıgül bu süreçte Mimar Sinan’ın 450 sene evvel yaptığı tarihi Sokullu Mehmet Paşa Camisine sığındı. “Allah’ın huzuru” dedikleri cami avlusundaki banklarda uyuyup kalkan iki dost, tek isteklerinin bir iş ve başlarını sokacak yuva olduğunu söyledi.

“Sıcak bir yuva istiyorum”

Takribî 3 yıldır caddelerde yaşayan ve uyumunu hurdacılıkla sağlayan Serhat Soyak, annesinin vefatının ardından babasıyla müzakere ettiğini söyleyerek, “Annem can verdi babamla müzakere ettim. Ailemle koptum. Ben de burada uyuyorum. Çalıştım, 8 yıl 9 ay cezaevinde yattım. Bir sıcak yuva istiyorum. Cami avlusunda kalıyoruz. Gidecek yerimiz yok” diye konuştu.

“Destek eli alamıyoruz”

Soyak ile beraber mukadderat dostluğu yapan Sercan Sarıgül de, “Benim çocukluktan başlayan bir dramım var. 8 yaşından beri buradayım. 21 yıldır bu biçimde ara ara caddelerdeyim. Konutsuz kaldığımız oluyor. Ben anne ve babadan yana davacıyım. Babam ölüm edince annem bakmadı. O surattan bu biçimde hayatımı sürdürüyorum. Bazen bu vaziyete düştüğümüzde destek eli bekliyoruz ama destek eli alamıyoruz. Gidiyoruz, tam kapılar kapanıyor” dedi.

Anne ve babalara ders gibi laflar

Sarıgül, havaların sıcak olması sayesinde gidişatının daha iyi olduğunu söyleyerek, çocuklarına bakmayan anne ve babalara ders verici laflarla seslendi. Sarıgül, “Şu anda iyi halimiz. Havalar yağmurlu ve soğuk olduğu zamanlar daha makûs oluyor. Gün içerisinde hurda toplayarak uyumumuzu sağlıyoruz. Onları satarak harçlığımızı çıkarıyoruz. Bayağı bir işe gelince de nedense çalıştırmıyorlar. Ben yalnızca anne ve babalara şunu demek istiyorum. Bir baba ya da anne çocuk yapıp sahip çıkamıyorsa bu annelik anlamına gelmiyor. Ben de babayım benim de çocuklarım var. Eşimden ayrıyım. Ama çocuklarımı bir biçimde koruma altına aldım” ifadelerini kullandı.

Sıradaki Haber :  Tarımda drone devri

“Ayaklar altına alınacak insan değiliz”

Ajitasyon yapmak istemediğini belirten Sarıgül, “Basmakalıpta sosyal hayatım vardı. Yeniden var Allah’a şükür, ajitasyon da yapmak istemiyorum. Ama benim yaşadığım aile meselelerini kimse yaşatmasın. Basmakalıpta ayaklar altına alınacak insan değiliz. Elimizden iş geliyor. Yalnızca hayat koşulları içinde bir kötüleye uğradığımda başıma bunlar geldi” dedi.

“Burası Allah’ın huzuru”

Sarıgül laflarına ders verici bir biçimde şöyle devam etti; “Burası Allah’ın huzuru. Gelip burada istirahat ediyorum. Kendimi harap gösterme gibi bir gayem yok. Çocuklarım İstanbul’da bakım evinde. Şu anda bizi en fazla burada bulurlar. Başka yerde bulamazlar. Ben derlenmek istiyorum. Ama konut kiraları çok yüksek. Bunun için benim iş bulmam gerekli. Çocukken çok şiddet gördüm. Ben kendi ayaklarım üstünde durdum.”

Tansu Edip Gökbudak

 

Etiketler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu
Kapalı